Öfkeyi İçimize Atmak Bizi Nasıl Etkiliyor?
Öfkeyi hiç göstermemek, onu düzenlemekle aynı şey değildir. Araştırmamda içte tutulan öfke ile depresif belirtiler arasında anlamlı bir ilişki bulundu.
16 Eylül 2026

Öfke çoğu zaman “kontrol edilmesi gereken” bir duygu olarak görülür. Bu nedenle bazı insanlar öfkelerini belli etmemeyi, hiçbir şey olmamış gibi davranmayı veya rahatsız oldukları konuları sürekli ertelemeyi daha doğru bulabilir. Fakat öfkeyi düzenlemek ile öfkeyi bastırmak aynı şey değildir.
Maltepe Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı kapsamında hazırladığım tez çalışmamda 228 üniversite öğrencisinin kişilik özellikleri, öfke ifade biçimleri ve depresif belirtileri arasındaki ilişkileri inceledim. Araştırmanın dikkat çekici bulgularından biri, içte tutulan öfke ile depresif belirtiler arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmasıydı.
“İçte tutulan öfke” ne anlama geliyor?
Tezde kullanılan çerçevede öfke ifade biçimleri; öfkenin içte tutulması, dışa vurulması ve kontrol edilmesi üzerinden ele alındı. İçte tutulan öfke, kişinin öfke yaratan duygu ve düşüncelerini bastırma eğilimini ifade eder. Bu, kişinin öfkesini fark edip ne yapacağına bilinçli biçimde karar vermesinden farklıdır.
Bir duyguyu düzenleyebilmek için önce o duygunun varlığını fark etmek gerekir. “Buna kızdım”, “Burada sınırım aşıldı” veya “Bu davranış beni incitti” diyebilmek, hemen tepki vermek anlamına gelmez. Tam tersine, duyguyla davranış arasına düşünme alanı açabilir.
İlişki nedensellik anlamına gelmez
Tezimde içte tutulan öfke ile depresif belirtilerin birlikte değiştiği görülmüş olması, birinin diğerine kesin olarak neden olduğunu göstermez. Araştırma ilişkisel ve tanımlayıcı bir çalışmadır. Örneklemin üniversite öğrencilerinden oluşması da sonuçların bütün yetişkinlere doğrudan genellenemeyeceği anlamına gelir.
Yine de bu bulgu önemli bir soruya işaret eder: Sürekli bastırılan rahatsızlıklar kişinin psikolojik yükünü artırıyor olabilir mi? Tez kapsamında incelenen literatürde de öfkenin içselleştirilmesi ile depresif belirtiler arasındaki ilişkiye dikkat çeken çalışmalar yer alıyordu.
Öfkeyi ifade etmek bağırmak değildir
Öfkeyi sağlıklı biçimde ifade etmek; saldırgan davranmak, kırıcı olmak veya her duyguyu anında karşı tarafa boşaltmak anlamına gelmez. Bazen yapılması gereken, duyguyu isimlendirmek, neyin rahatsız ettiğini anlamak ve bunu uygun bir zamanda açık bir dille ifade etmektir.
“Sorun yok” dediğiniz halde içinizde uzun süre taşıdığınız konular varsa, öfkenin kendisinden çok onu nasıl ele aldığınıza bakmak anlamlı olabilir. Amaç öfkeyi ortadan kaldırmak değil; onun verdiği bilgiyi duyabilmek ve davranışı daha bilinçli seçebilmektir.
Çalışma notu: Bu yazı, Maltepe Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı kapsamında hazırladığım “Üniversite Öğrencilerinde Kişilik Özelliklerinin Depresif Belirtiler ve Öfke İfade Tarzları Üzerine Etkisi” başlıklı tez çalışmamdan ve çalışma kapsamında incelenen bilimsel literatürden uyarlanmıştır.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel psikolojik değerlendirme veya tanı yerine geçmez.

Diğer Yazılar

Kişilik Özelliklerimiz Öfkeyi İfade Etme Biçimimizi Etkiler mi?
Aynı olay karşısında herkes aynı şekilde öfkelenmez. Kişilik özellikleri, öfkenin ne kadar yoğun yaşandığı ve nasıl ifade edildiğiyle ilişkili olabilir.
16 Eylül 2026Devamını Oku
Öfke Her Zaman Kötü Bir Duygu mudur?
Öfke doğal bir duygudur. Sorun çoğu zaman öfkenin varlığı değil, fark edilmeden bastırılması ya da kontrolsüz biçimde davranışa dönüşmesidir.
16 Eylül 2026Devamını Oku
Çocuklukta Kurduğumuz Bağlar Yetişkin İlişkilerine Nasıl Taşınır?
Erken ilişkiler yetişkinlikteki yakınlık deneyimimizi etkileyebilir; ancak geçmiş, yetişkin ilişkilerimizin değişmez kaderi değildir.
16 Eylül 2026Devamını Oku